Siteyi Tavsiye Et
 
 
Giriş Sayfası Olarak Ayarla
 
Sık Kullanılanlara Ekle  
 
Anasayfa   Açıklama   Kitap Siparişi   Linkler&MP3   Radyo   Soru-Cevap   İrtibat  
 
 
 
 
 Ana-Baba Hakkı
 Karı-Koca Hakkı
 Evlat Hakkı ve Terbiyesi
 Nikah Düşmeyenler
 Evleneceklere Öğütler
 Evlilik, Nikah-Boşanma
 Dinde Örtünmenin Yeri
 Merak Edilenler
 Sağlık Tavsiyeleri
 Kıssadan Hisse
 
 
 
pan style="font-size:px;">

Dargınlar barışmalıdır. Bunun için, önce davranan önce Cennete gider. Hadîs-i ÅŸerîf

 
 
Günün Erkek İsmi
Cihad
 
Günün Kız İsmi
Eda
 
 
  Türkiye Çocuk Dergisi  
     
  Yemek Zevki Dergisi  
     
   
 
Skip Navigation LinksAnasayfa > Merak Edilenler > Çeşitli nükteler  
 
Çeşitli nükteler
Âlemin kurtuluşu
Allahı tanısaydı, gafletteki insanlar
Âlem felâh bulurdu, tam olurdu noksanlar

Yaratılış gayesi
Rabbimize kulluktur, yaratılış hikmeti
Dikkatli olmalı hep, bırakmalı gafleti

Rızaya kavuşmak için
Rabbimizin emrini ihlâs ile edâ et
Allah rızâsı için neyin varsa fedâ et

Sabır-şükür
Hayır ve şer Hak’tandır, takdire sabır gerek
Şerler hayra çevrilir, her hale şükür gerek

Tefekkür
Tefekkür düşünerek yaratıcıyı bilmektir
Batılları bırakıp gerçeğe yönelmektir

Duâ
Allaha yalvararak, ihlâslı bir kalb ile
Kişinin murâdını getirmesidir dile

İhlâs
İhlâs; bir müslümanın ziynetidir, süsüdür
Onda îmân nurunun dıştan görüntüsüdür

Hubb-i fillah ve buğd-ı fillah
Resûlullah buyurdu: (En kıymetli ibâdet
Hubb-i fillah ve bir de buğd-i fillahdır elbet.)

İhlâs ve sevgi
İhlâsla Allah’ı seven bir kişi
Kelebekler gibi özler ateşi
Sevip de ateşten kaçarsa eğer
Roldür, gösteriştir onun bu işi

Allah sevgisi
Allah için muhabbet, elbette büyük nimet
Dünyada çile ise, ahirette ganimet

Resulullah
Teşrîf ettiği zaman, değişmişti insanlar
Îmânla şereflendi nice puta tapanlar

Resulullah efendimize
Güzel yanağını bilen, güle bakar mı hiç?
Senin sevginde eriyen, derman arar mı hiç?

Fenersiz mum
İman bir muma benzer, ibadet ise fener
Fenersiz olursa mum, gün gelir birden söner

Zaman geçiyor
İlmihâlini öğren, geçip gidiyor zaman
(Elbette aldanmıştır, iki günü bir olan.)

İlmihâlin önemi
Her işinden bellidir, cahil olanın hâli
Dinden habersiz olur, bilmeyen ilmihâli

Huzur
Huzur istersen eğer, fazilet olsun yolun
Dinimiz emrediyor: (Güzel ahlâklı olun!)

Fen ve sanat
Fen ve sanat müminin kaybettiği malıdır
Kimde, nerde bulursa, elbette almalıdır

İlim farzdır
İlim öğrenmek farzdır, kadına ve erkeğe
Emir vardır en uzak yere bile gitmeğe

Düzgün iman
Sapıtmak istemezsen, önce imanı düzelt
İlmihâlini öğren, emri yasağı gözet

Arife tarif olmaz
Arife tarif olmaz, sivrisinek saz gelir
Gafile söz nafile, davul zurna az gelir

İlim öğrenmek
Dinimiz emrediyor, dikkat eyle şu sese:
İlim öğrenmek farzdır, kadın erkek herkese

Kalem unutmaz
Kitapları okurken not tutanı överler
Âlim unutur ama kalem unutmaz derler

Kitap çok ama
Tatlı çok, bal başkadır, çiçek çok gül başkadır
Kitaplar pek çok ama Tam İlmihal başkadır

Âlim tevazu ehlidir
Başak boşsa dik durur, ona verilmez değer
Taneli başak ise, başı aşağı eğer

Ağaç yaş iken eğilir
Unutmayın ki çocuk küçükken eğitilir
Odun bükülür mü hiç, ağaç yaşken eğilir

Âlimsiz olmaz
Salih âlim olmazsa yanlış fikre sapılır
Bid’at ehli övülür, tağutlara tapılır

Kafayı doldurmak
Faydalı ilimlerle kafa doldurmaya bak
Kafa sağlam dolunca, cep de dolar muhakkak

Hak rızası
Ne mutlu ona, maksadı Hak rızası ola
İlmihal okudukça, gönlü imanla dola

Ayıp
Bilmemek ayıp değil, sormamaksa ayıptır
İlimden mahrum kalmak elbet büyük kayıptır

Amelsiz ilim
İlimsiz ve ihlâssız Cennet bulunur mu hiç?
Amelsiz ilim ile âlim olunur mu hiç?

İlmi yazmalı
Çalışan, işleyen demir pas tutmaz
Âlim unutur da, kalem unutmaz

Besmele ile başlamak
Besmeleyle başlarız, hayırlı olsun kelâm
Allaha hamdü senâ, Resûlüne de selâm

Oruç ve sabır
Oruç sabrın yarısı ateşe perde olur
Mükâfatı büyüktür oruçlu felâh bulur

Kadir gecesi
Bin aydan faziletli, ne kadar kadri yüce
Sayısız günahkâr kul, affa uğrar bu gece

Ramazan gidiyor
On bir ayın sultanı, bize veda ediyor
İçimiz kan ağlasın, sevab ayı gidiyor

Ramazana elveda
Çok şükür Rabbimize orucu ettik eda
Bugün ayrılıyoruz, ya Ramazan elveda

Bayram
Ramazan-ı şerifi memnun ederek salan
Bugün artık sevinsin, orucu kabul olan

Oruçlunun uykusu
Oruçlunun uykusu bile bir ibadettir
Ramazan mümin için ne büyük saadettir

Bedenin zekâtı
Buyuruldu ki: (Oruç zekâtıdır bedenin)
Defteri sevap dolar onu eda edenin

Sahur yemeği
Sahur yemeklerinin fazileti pek çoktur
Sahur yemeği için sual ve hesap yoktur

Allah’ın emaneti
Evde saliha kadın, şüphesiz büyük nimet
Yüce Rabbimizden o, erkeklere emanet
Rabbin emanetine etmeli çok riayet
Çok zarar görür elbet, ona eden hıyanet

Erkek ev işine karışmaz
Erkek karışır ise, evin içine eğer
İki cihanda bunun sıkıntısını çeker

Sultan üzülmez
Mümin kadın sultandır onu üzmemek gerek,
Belayı bulur er geç, sultanı üzen erkek,

Dünya kusuru
Dine zarar vermeyen kusuru görmemeli
Dünya işleri için hanımı yermemeli

Bir insan
Edepliyse, kusuru öyle kolay görülmez
Edepsizse iyilik etse değer verilmez

Keskin sirke
İnsan öfkeli iken, çok yanlış karar verir
Unutma keskin sirke, küpüne zarar verir

Selâmet istersen
Mazlum ol, zâlim olma! Üzül de üzen olma
Mahşerde hesap zordur, ezil de ezen olma

Eden bulur
Kötü cezasız kalmaz, eden bulur sonunda
Elbette su testisi kırılır su yolunda

Sabır acıdır
Allah için sabreden, sıratta atlı olur
Sabır acı ise de, meyvesi tatlı olur

Nimet - ganimet
Dine hizmet ederken, sıkıntıyı nimet bil
Herkese nasip olmaz, hizmeti ganimet bil

Kötü arkadaş
Kötü arkadaş seni, azdırır, yardan atar
Bir gün gelir, bakarsın, beş para için satar

Kalbin temiz ise
Kalbi kara olana, günahlar kolay gelir
Kalbi temiz olanlar, günahı zehir bilir

Hayır dile
Soğuk su katmayasın, hiç kimsenin aşına
Hayır dile komşuna, hayır gele başına

Geç kalma
Zararın neresinden dönülse kârdır elbet
Henüz nefes alırken, durma hemen tevbe et

Ele kuyu kazmak
Eden kendine eder, belâyı bulur azan
Önce kendisi düşer, el için kuyu kazan

Gülü bülbül bilir
Gülün güzelliğini, ancak bülbül biliyor
Sizin sevginiz bana, âb-ı hayat geliyor

Bilenin korkusu
Cam sarayda oturan, rastgele taş atamaz
Dünyayı fâni bilen, gailesiz yatamaz

Kışa yazdan hazırlık
Dünyadan ahirete, halis ameller taşı
Karıncadan ibret al, yazdan karşılar kışı

Öfkenin zararı
Kim ki öfkeyle kalkar, ahmak nefsine uyar
İstediğini söyler, istenmeyeni duyar

Sağlıklı hayat
Sağlığını düşünen, mideyi az doyursun
Az yersen az uyursun, çok yersen güç uyursun

Kötü dost
Kötü ile dost olan, umursamaz günahı
Hak sözü duymaz olur, hatırlamaz Allahı

Asıl pehlivan
Pehlivan sayılıyor hasmını yere vuran
Öfkesini yenenler işte asıl pehlivan

Sabır ve zafer
Cenab-ı Hak her zaman sabreden kulu sever
Resulü buyuruyor: (Sabreden bulur zafer.)

Edeb
Gafleti bırakmalı, ömür akar, su gibi
Her yerde ve her zaman gözetmeli edebi

Şifreli kasa
Paraya gönül veren, bürünür sonsuz yasa
Şifresi unutulur, kilitli kalır kasa

Mihnet yeri
Hizmet, ganimet iken, isteme istirahat
Dünya mihnet yeridir salihler etmez rahat

Affeden affedilir
Cehenneme lâyıktır, Müslümana kin güden
Elbet sevilir seven, affedilir affeden

Fitne
Allah lanet ediyor fitne fesat saçana
Fertlerin, toplumların arasını açana

Tevekkül
Tedbir dinin emridir, edilmeli riayet
(Deveni sıkı bağla sonra da tevekkül et)

Eken biçer
Dünya nimet yeridir, ahiret âşığına
Ne koyarsan aşına, o gelir kaşığına

Acele şeytandandır
Hep aceleci olma, ayakların burkulur
Acele ile kalkan, pişmanlıkla oturur

Tuzağa dikkat
Yakını görmüyoruz, gözlerimiz uzakta
Her an dikkat etmeli, ayağımız tuzakta

Acele
Yavaş ol, tökezlersin, düşüp başın yarılır
Acele etsen de iş, olacağına varır

Tatlı söz ve yılan
Acı söz çok kimseyi çekip çıkarır dinden
Tatlı söz de yılanı çıkarır deliğinden

Tevazu ve kibir
Mütevazı olana, tevazu ile yaklaş
Kibirliyle dost olma, hemen ondan uzaklaş

Sadaka gibi
Tevazu fazilettir, çirkindir büyüklenmek
Sadaka gibi sevap, kibirliye kibretmek

Kalb temizliği
Rab, şekle, mala değil, sadece kalbe bakar
İmansız olan kalbi, sonsuz ateşte yakar

Hakka dayan
Pişman olmamak için, artık uyanmalısın
Batılları bırakıp, hakka dayanmalısın

İki baş
Anarşidir ikilik, her takımı yatırır,
Şüphesiz iki kaptan, bir gemiyi batırır.

Acele iş
Hızlı yaşayan kişi, ölüm ile yarışır
Unutma ki acele işe şeytan karışır

Felsefeci
Felsefeci sonradan olmayı inkâr eder
Der ki bu âlem böyle gelmiş böyle gider

Zırh
Öyle başıboş gezme, ölüm gelir muhakkak
Söndürme imanını, ibadet zırhını tak

İyilik rehberi
Bil ki salih arkadaş, iyiye rehber olur
Kişi sevdiği ile elbet beraber olur

Zengin ve zekât
Salih zengin düşünür muhtaç olan fakiri
Bilir ona aittir malının kırkta biri.

Doğru esnaf
Müjde doğru esnafa, eşi yok iyilikte
Mahşer günü haşrolur, şehitlerle birlikte

Kalbi temizlemek
Hep gafletle dolaşma, biraz kendine acı
Artık bulmaya çalış, kalb yıkayan ilâcı

İmanın önemi
Allah iman vermişse, daha ne vermedi ki?
Ya iman vermemişse, bu kula ne verdi ki?

Zühd nedir
Düşmemek için asla harama ve şüpheye
Zühd denir mubahların çoğunu terk etmeye

Tesirli söz
Takva sahibi ise, yazıp konuşan eğer
Nasihat ettiğine, sözü de tesir eder

Îsâr nedir
Kendisi muhtaç iken, elindekini kişi
Başkasına verirse îsâr olur bu işi

İbadet
Şu olmalı ibadet edenin düşüncesi;
Bu, hem Allahın emri, hem kulluk vazifesi..

İslam’ın özeti
Sacayağı gibidir; ilim, ihlâs ve amel
Birisi noksan ise, dinimiz tutmaz temel

Adalet
Âlimler buyurdu ki; “hikmet, şecaat, iffet
Bir araya gelince, buna denir adalet.”

Büyük cihat
Resulullah buyurdu, bir harpten geldiği gün;
“Döndük küçük cihattan, büyük cihada bugün.”

Sadık
Kim ki Resulullaha, tâbi olursa eğer
Sadıklardan olmanın, saadetine erer

Müminin hali
Her hâliyle gösterir mümin sadakatini
Doğruluk ve ihlâsla yapar ibadetini

Sabır
Sabretmek; günahlardan sakınmaktır ilkönce
Sonra tahammül gerek, dert ve belâ gelince

Şecaat (kahramanlık)
Şecaat göstermenin gerektiği bir yerde
Korkaklık eden kimse, benzetildi merkebe

Selamet isteyen
Fazla şaka ve alay cahillik alâmeti
Susmayı bilmelidir isteyen selâmeti

Hayâ
Çirkin olan şeylerden arınma duygusudur
Esası da, utanma ve Allah korkusudur

Müminin vasfı
İyilik ve ihsanda yarışır mümin olan
Kin gütmez, dargın durmaz barışır mümin olan

Vakar sahibi
Bir hadis-i şerifte şöylece buyurulur;
(Mümin vakar sahibi, yumuşak huylu olur.)

Hikmet
Hikmet, hakkı batıldan ayıran bir kuvvettir
Ruhun idrak gücünü gösteren bir haslettir

Havf ve recâ
Allahü teâlâdan çok korkmalı Müslüman
Ümidi kesmemeli, rahmetinden de bir an

Salih Müslüman
Dünya menfaatini kalblerinden çıkaran
Allah adamlarına denir salih Müslüman

Tevbe
Tevbe, pişman olmaktır, söz vererek Allaha
Yapmamaya çalışmak, o günahı bir daha

Tevazu
Tevazu orta yoldur, ne gurur, ne de zül’dür
Zıddına kibir denir, çoğu da tezellül’dür

Merhamet
Mümin cenab-ı Haktan diler af ve merhamet
Kendisi de herkese, aynı davranır elbet

İstişare
Meşveret; kısacası ehline danışmaktır
Başlamadan bir işe sebebe yapışmaktır

Tevekkül
Kalbin bütün işlerde, her şeyi Yaradan’a
Teslimiyet gösterip güvenmesidir Ona

İhsan
Bir insana hakkından fazlasını vermektir
Hakkını vermemek de zulmü reva görmektir

En cömert zat
Gelmiş-geçmiş-gelecek insanların cömerdi
Kâinatın serveri, hazret-i Peygamberdi

Hilm nedir?
Gazabın, şiddetin ve sertliğin mukabili
Hilm; yumuşaklık, ruhun sakin olması hâli

Besmele
Önce Besmele ile kapıdan içeri gir
Rabbimiz şükredene, sayısız nimet verir

Danışmak
İstişare edenler, hiç pişman olmaz elbet
Danışacak bir yerin varsa ne büyük nimet

Şükür
Şükreden kullarını cenab-ı Allah sever
İmansız ölebilir şükredilmezse eğer

Sabır
Sabır, haktan gelene, razı olmak demektir
Her işte ve her zaman Allaha şükretmektir

Tevazu göstermek
İyi bil kibirdendir hep tevazu göstermek
Bu aciz bu günahkâr diye kendini yermek

En zor imtihan
Hayat imtihanının gayet zor olanı var:
Herkese ömür boyu, namus imtihanı var

Haset
Haset etmemek için, o kimseyi metheyle
Hediye ver, öğüt ver, iyiliğini söyle

Sözün esiri
Bizlere esirdir söz, ağzımızdan çıkmadan
Biz onun esiriyiz, çıkınca ağzımızdan

İyilere kötülük
Kötüleri yaşatmak, iyilere ölümdür
Zalimleri affetmek, mazlumlara zulümdür

Yaşamak için yemek
Sırf yiyip içmek için, koca ömür taşınmaz
Yaşamak için yenir, yemek için yaşanmaz

Binmeyi öğrenmek
Şu dünya bir binektir, taşır binersen seni;
Bilmezsen binmesini, taşıttırır kendini

Baş kesen söz
Öyle sözler vardır ki, keser kanlı savaşı
Yine sözler vardır ki, kestirir suçsuz başı

Az konuşmak
Göz iki, kulak iki, ağzımız ise tektir
Çok görüp, çok dinleyip, az söylemek gerektir

Aç gözlü
Gözü aç olan için, ömürde tokluk yoktur
Kanaatkâr olana, bir lokma bile çoktur

Gülümse
Güler yüzlü olmaya, geç kalmadan ver karar
Unutma tebessümden kimseye gelmez zarar

Her kapta ne varsa o sızar
Bazıları sakindir, bazıları hep kızar
Bir kapta ne var ise, içinden hep o sızar

Gül tutan elde
Kim iyilik ederse karşılığını alır
Gül ikram eden elde, gülün kokusu kalır

Vefalı kimse
Vefalı olan kimse, hatayı görmez gider
Yapılan iyiliği her zaman takdir eder

Fakir ve zengin
Fakir, zengin olsa da, mal hırsıyla yanandır
Zengin, malı çok olan değil, kanaatkâr olandır

Rast gele atış yapmak
Elbette olur pişman düşünmeden konuşan
Ateş edene benzer bakıp almadan nişan

Kalb kırmak
Herkesle iyi geçin, öfkelenip sert çıkma
Kalb Allahın evidir, Kâbe’yi sakın yıkma

Bakar kör olmak
Göz gibi olma sakın, ötesini göremez
Dünyaları görse de kendisini göremez

Ayıp araştırmak
Nefse öyle güvenme, akıl her şeye ermez
Hep ayıp araştıran, kendinde ayıp görmez

Akıl akıldan üstün
Verimli kara toprak kumdan, çakıldan üstün
Bir bilene sormalı, akıl akıldan üstün

Altın anahtar
Bir sanat öğrenenler, kalmaz elbette naçar
Çünkü altın anahtar, her çeşit kapıyı açar

Akıllı düşman
Hasır, ayı derisi olan posttan iyidir
Akıllı düşman bile, ahmak dosttan iyidir

Salihler yurdu
Çalışanın ziyneti alnındaki teridir
Unutma Cennet ancak salihlerin yeridir

Mazlumun âhı
Sakın kimseyi üzme, kulağın olmalı seste
Alma mazlum âhını çıkar aheste aheste

Allah isterse
Hak irade edince her işi asan eder
Halk eder sebebini bir anda ihsan eder

Kurtuluş reçetesi
İşte özlü nasihat bütün müminlere has
Kurtuluş için şarttır, ilim, amel ve ihlâs

Öfke ve nefret
Akıllı hep sakindir, göstermez hemen hiddet
Öfkeli olanlardan elbet edilir nefret

Ak akçe
Gayen hak rızası olsun, çalışma asla ün için
İktisat et, israftan kaç, ak akçe kara gün için

Düşmana güvenilmez
Dostunun dostluğuna itimat etmiyorsun
Düşmanın dostluğuna nasıl güveniyorsun?

İş işten geçince
İhtiyaçla yanarken, bütün dostlar yok olur
Araba devrilince, yol gösteren çok olur

Gönlüme düştü
Cemre, havaya düşer, toprak ve sudan önce
Gönlüme hemen düştü, onu ilk kez görünce

Akılsız baş
Yapılan kötülükler çıkacak teker teker
Akılsız başın cezasını ayaklar çeker

Can kurtarma devri
Önce can gelir sonra canan demişler
Gemisini kurtaran kaptan demişler

Danışmanın önemi
Evde yapılan hesap, çarşıya uymaz elbet
Danışarak iş yapan, pişmanlık duymaz elbet

Pişmanlık tevbedir
Tevbe kesin söz verip hep pişmanlık duymaktır
Günahlardan vazgeçip hak emrine uymaktır

Ferasetli bakış
Marifet sahipleri ferasetle bakarlar
Kalblerdeki kirleri bir bakışta yıkarlar

İyi örnek
Aldanmaman gerekir, her yüzüne gülene
İyi örnek olasın senden sonra gelene

İyilik ve kötülük
Düşmanın olur dosta kötülük edersen
Düşmanın da dost olur iyilik edersen

Gençlik uçup gitti
Gençlik kitabımı okudum bitti
Ah bir ömür nasıl da uçup gitti

Yalnız Allah sevgisi
Hak sevgisinden başka, güzel olan ne varsa
Hepsi birer zehirdir, hatta şeker de olsa

Gül
Gonca gül ne yapar, bülbül de olmasa
Aşkı bilinir mi, sararıp solmasa

Bülbül
Garip bülbül ne yapar, gonca güle gitmese
Aşkı nasıl bilinir, gece gündüz ötmese

Başa kakmak
Ettiğin iyiliği başa kakıcı olma
Laf taşıma hiç onu buna takıcı olma

Hasetten kurtuluş
Haset etme kimseyi, niye onun var diye
Onu övmelisin hep, ayrıca ver hediye

Kızgınlık ateşi
Öfkelenmek insanı, ateş gibi yandırır
Hiddetin aşırısı hep nefret uyandırır

Kanaat
Kanaat her hâlinde Allaha şükretmektir
Her şartta ve her zaman mevcutla yetinmektir

Gafile söz nafile
Öyle kolay uyanmaz, ne söylesen gafile
Eğer nasibi yoksa ne söylesen nafile

Adam adamdır
Eşek eşektir olsa bile atlastan çulu
Adam adamdır olmasa da parası pulu

Akılsız iş
Dünyaya para için öyle dalınır mı hiç?
Ahireti verip de, dünya alınır mı hiç?

Yolcu yoluna gerek
Dünya bir hana benzer, biz de yolcu gibiyiz
Dün geldik, bugün kaldık ve yarın gideceğiz

Tevbe için tevbe
Midemiz gayet dolu, ruhumuz ise çok aç
İbadetler tevbeye, tevbe, tevbeye muhtaç

Doğru yol tektir
Ömür sermayesini sakın eyleme heder
Sayısız yol var ancak birisi Hakka gider

Sonsuz azap
Sonsuz azap yanında her sıkıntı rahattır
Acı değil de sanki uygun istirahattır

Sinirlenmek
Şeytan sinirleneni hemen kolay kandırır
Yüksek sesle bağıran hep nefret uyandırır

Akla uygun din
Dinde akla aykırı olan bir hüküm yoktur
Ama akıl ermeyen şeyler belki pek çoktur

Din akılla anlaşılmaz
Dindeki hükümleri akıl ile anlamak
Peygamberliğe olur elbette inanmamak

Sevgi tarif edilmez
Sevgi anlatılamaz, gelmez kaleme dile
Gül, demişler bülbüle, ağlamış feryat ile

Sağlık için
Ruhun sağlığı, az günah işlemektedir
Bedenin sağlığı, az yiyip içmektedir

Çare sizsiniz
Halinizden bellidir, pek çok çaresizsiniz
Sebeplere yapışın, yine çare sizsiniz

Ümit sizsiniz
Niye kurtuluştan bu kadar ümitsizsiniz
Haktan ümit kesilmez, yine ümit sizsiniz

Çilesizsiniz
Ne kadar mutlusunuz, ne de çilesizsiniz
Bozulursanız eğer, artık çile sizsiniz

Güvensizsiniz
Hep yalan söylerseniz, elbet güvensizsiniz
Doğru konuşursanız, artık güven sizsiniz

Gönülsüz iş
Kişi, angarya ile hedefine varamaz
Hevessiz ve gönülsüz işini başaramaz

Çile çekmek
Kütükler yontulmadan düzgün tahta olamaz
Çile çekmeyen insan, rahata kavuşamaz

Temelsizsiniz
Altyapınız yok ise, elbet temelsizsiniz
Dini öğrenirseniz, artık Temel sizsiniz

Servetsiz
Ahlakça fakirseniz elbet servetsizsiniz
Güzel ahlaklı olun, artık servet sizsiniz

Yol kesici
Bid’ati yaymak için çalışırsın dört koldan
Yol kesici olma sen, çekil mübarek yoldan

Gözü aç olmak
Dünyaya malik olsa, cimrinin gözü açtır
Sıkıntıları bitmez, o her zaman muhtaçtır

Sitem ve matem
Kötüleri methetmek, iyilere sitemdir
Zalimi alkışlamak, mazlumlara matemdir

Hiddet nefret uyandırır
Aşırı ise hiddet, uyandırır hep nefret
Lüzumsuz şakalarda, elbet yok olur heybet

Alışan kudurmuş gibidir
Haramla yorulanın, akıttığı pis terdir
Günahlara alışan, kudurmuştan beterdir

Keklik avı
Herkes aynı metotla, yola gelmez, tavlanmaz
Davul zurna çalarak dağda keklik avlanmaz

Kuş avlamak
Avlanmayı bilene, ava gelmez kuş olmaz
Belalara hazır ol, başa gelmez iş olmaz

Dikensiz gül
Dikensiz gül bulunmaz, hatasız da kul olmaz
Gönül sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz

Aman diyene
Çorak toprağa tohum ekilmez
Aman diyene kılıç çekilmez

Fakir kimdir
Dünya malı fanidir, bir hayal, bir yalandır
Fakir, parasız değil, arzusu çok olandır

Hakkını helal et
Çok sevaba kavuşmak istiyor isen şayet
İyi kötü herkese, hakkın varsa helal et

Uzun emel
İnsanın halini ameli tartar
Emeli artanın elemi artar

Ağlatan söz
Âlemde nice göz var, sözden iyi anlatır
Öyle söz de vardır ki, kuru gözü ağlatır

Zirveye çıkmak
Tam zirvedesin ama nasıl geldin oraya?
Kimisi dimdik gelir, kimisi büzülerek
Hem yılan da, şahin de çıkar en yüksek dağa
Ama biri sürünerek, biri süzülerek

Nasip meselesi
Eğer rast giderse işin
Taşa bile geçer dişin
Ama ters giderse işin
Aş yerken kırılır dişin

Hakkı sökerek almak
Hiç kimseden sakın beddua alma
İyilik altında ezilip kalma
Hakkımı sökerek alırım deme
Her zaman mazlum ol da, zalim olma

Elin tavuğu
İnsan sahip olduğu nimeti hep küçümser
Fakat sahip olmadığı şeyi ise önemser
Mesela elin tavuğu ele kaz görünür
Çok çirkin olsa bile karısı kız görünür

Sırrı izlemek
Rabbin ihsan eder, nimet verirse
İyilik etmekten kaçıcı olma
İnsanın başına bir iş gelirse
Sırrını herkese açıcı olma

İyilik eyle
Ömrünü geçirme faydasız şeyle
Ya sükût et otur, ya hayır söyle
Yaptığını başa kakıcı olma
Elinden geldikçe iyilik eyle

Dinin direği
Namaz dinin direği, kul olmanın gereği
Günahlara kefaret, ibadetin yüreği

Namaza mani iş
Namaza mani işte, elbette hayır yoktur
Doğru namaz kılana müjdeler gayet çoktur

Namaz
Araç değil amaçtır, İslam’ın binasıdır
Gözlerin nurudur, kalblerin cilasıdır

Namaz önemlidir
Namaza önem verip doğru dürüst kılmalı
Yalan yanlış kılmaktan utanıp sıkılmalı

Dua kabul olmaz
Namaz kılmayanların kabul olmaz duası
İyi işler yapsa da, silinmez kalbin pası

Namaz ve iman
Kişi namaz kılmazsa, imanı sağlam kalmaz
Kolayca küfre girer, farkında bile olmaz

Kalbin şifası
Namaz kalbe şifadır, gönülleri şen eder
Doğru kılındığında, kötülükten men eder

İlahi rıza
Namazdır insanı Rabbine bağlayan
Namazdır ilahi rızayı sağlayan

En efdal amel
Namaz en efdal amel, edası pek çok sevap
Kabirde nurlu ışık, Münker Nekir’e cevap

Gafletle namaz kılmak
Her kim kötülüklerden değil ise selâmet
Namazını gafletle kıldığına alâmet

İhlâslı namaz
İhlâsla namaz kılan, kavuşur her nimete
Hiç sıkıntı çekmeden, doğru girer Cennete

Cemaat
Namaz kılarak göster, Mevla’ya itaati
Fazileti büyüktür kaçırma cemaati

Sonsuz mutluluk
Kurtuluş kolaylaşır, secdeye değse başlar
Çünkü sonsuz mutluluk, ancak namazla başlar

Yarına bırakma
Hep düşünmelisin kışı ve yazı
Kıl namazı bırak ahmakça nazı
Hep “yarın kılarım” diyen kişinin
Bugün kılındı cenaze namazı

Danışmak
İstişare sünnettir, danışan dağı aşar
Danışmayan zavallı, düz yolda bile şaşar

Karganın kılavuzluğu
Sapık şeyh çoğaldıkça, zil takıp oynar şeytan
Kurtulamaz pislikten, rehberi karga olan

Gözden ırak olmayın
Sevgi yakınlık ister, kaçan mahrum kalırmış
Gözlerden ırak olan, gönülden de olurmuş

Bir bilene danış
Şaşkınlık içindesin, sendeki bu çile ne?
Eğer bin bilsen bile, gel danış bir bilene

Soran bulur
Bilmemek ayıp değil, sormamak ayıp olur
Ehline soran kişi, hakiki yolu bulur

Sohbetin önemi
Herkes zanneder ki sıhhat gibi devlet olmaz
Ehli de bilir ki sohbet gibi nimet olmaz

Gönül işi
Eğer gönlün bizim için çarparsa
Fizan’da olsan da yanımızdasın
Eğer gönlün başka diyarlardaysa
Yanımızda olsan da uzaktasın

Sevilen güzeldir
Kaptırırsa bir âşık, gönlünü bir güzele
Rahat edemez asla, başka güzel yanında
Yüz demet fesleğen verseler de bülbüle
Koklamaz hiç birini, yine gider o güle

Kimseye baki değildir
Mal-ü mülke olma mağrur, deme var mı ben gibi?
Bir muhalif yel eser, savurur harman gibi

Güç iş
Kıyamet yaklaştıkça, güçleşir uymak dine
Ateş almaya benzer avucunun içine

Ecel şerbeti
Ecelin şerbetini herkes bir gün içecek
Ettiğini bulacak, ektiğini biçecek

Öleceksin
Nasıl yaşarsan yaşa, muhakkak öleceksin
İstediğini topla, bir gün terk edeceksin

Eken biçer
Şu dünya ahiretin tarlasıdır muhakkak
Bil ki tohum ekmeden mahsul umanlar ahmak

Herkes ektiğini biçer
Bugün ne ekmişsen, yarın onu biçersin
Yaşayışın nasılsa, elbet öyle göçersin

Ölüm
Ne kadar çok yaşasan, ölüm vardır muhakkak
Gün gelir herkes için, vaki olur emr-i hak

Ölmeden önce ölmek
Elbette kaçınılmaz ecel gelince ölmek
Ama ne saadettir ölmeden önce ölmek

Ölüm pusuda
Bilinmez ölüm seni bekliyor nerelerde
O halde onu bekle her zaman ve her yerde

Ayrılık
Tomurcuk gül de solar, bir gün kopar dalından
Elbet herkes ayrılır, sevdiğinden, malından!.

Ölüm var

Unutma bu dünya boş, geçicidir sanma hoş
Ölümden kurtuluş yok, nereye koşarsan koş

Dün öldü
Dün öldü, bugün ise, sanki can çekişmede
Yarın henüz doğmadı, doğmayacak belki de

Üç şey
Felaketten kurtulup, olmak isteyen halâs
Şu üç şeye sarılsın: ilim, amel ve ihlâs

Sözüm çok sana
Az söyledim, çekindim kalbini kırmamaya
Ürkütmek istemedim, yoksa sözüm çok sana

Mahrum kalan
Nimete kavuşana, afiyet şeker olsun
Nimetten mahrum kalan, suçu kendinde bulsun

Hakka teslimiyet
Kim Ona korkusundan ağzını açabilir
Teslim olmaktan başka, nereye kaçabilir?

Şükür
Vücuttaki her zerre, gelse de dile
Şükrün binde birini yapamaz bile

Siperlenmek
Düşmana hücum edilmez, her zaman her meydanda
Savunmak, siperlenmek lazım olur bazan da

Saadet
Her işin ihlâs olsun, serde oldukça canın
Elbette saadeti budur iki cihanın

Çocukken
Çocukken öğrenmeli en güzel hareketi
Baharından bilinir senenin bereketi

Mazlumun duası
Her tarafı sarsa da, zalimlerin belası
Hepsini yere serer, bir mazlumun duası

Sebeplere yapışmak
Sebeplere yapışan, elbette kalmaz naçar
Rabbim dilerse ona, sayısız kapı açar

Müminin miracı
İyi bilmeli namaz, ebediyet tacıdır
Yerin göğün nuru ve müminin miracıdır

Küfür İman
Dini doğru öğrenmek gerekir her insana
Küfrü bırakmadıkça, kavuşulmaz imana

İlmihal ve namaz
İlmihali okuyup dinimizi bilelim
Namaza yapışarak, kalbden pası silelim

Mağrur olma
Dünyaya olma mağrur, deme var mı ben gibi
Muhalif bir yel eser, savurur harman gibi

Haddini bilmek
Haddini bilmek gibi, ilim ve irfan olmaz
Hak aşkıyla sulanan bahçenin gülü solmaz

Cehalet ve ilim
Her türlü iyiliğin düşmanı cehalettir
İlimden uzak kalmak, çok büyük felakettir

Hasret
Dostun ayrılığından, kalbim kan ağlıyor
Hasret ateşi yakıp ciğerimi dağlıyor

Tevekkül
Tevekkül sahibinin yardımcısı Hak olur
Yardımcısı Hak olan, nasıl olsa kurtulur

Gel
Hasta ruha can veren, etkili bakışa gel
Kıymetli silsileye götüren akışa gel

Haktan ayrılmamalı
İhlâsla amel etmek, mümini usandırmaz
Doğru yolda gideni, Rabbimiz utandırmaz

Fırsatı kaçırma
Ehl-i sünneti öğren, boşuna inat etme
Fırsat eldeyken uyan, ömrünü berbat etme
Düşmanı güldürme
Hâline şeytan güler, görünce bu gafleti
Yapış dine, güldürme kendine o laneti
Hüner
İnsanoğlu bir fener, âkıbet bir gün söner
Harap olmuş bir kalbi, tamir etmektir hüner

İlim
İlim yoksa din çekilir, milletin arasından
Kurtulmalı cehalet denen yüz karasından

Gaflet
Cehennem azabına, kimler dayanabilir?
Gaflet içinde yatan, nasıl uyanabilir?

Ruh
İnsan denilen varlık, el, kol, ayak, baş değil
İnsan ruha denilir, burun, kulak, kaş değil

Evliya
Velinin zahirine bakar gafil serseri
Evliya candır, canlı cana olur müşteri

Yağmur gibi
Dertlere maruz kalır, enbiya ve evliya
Semadan yağmur gibi, onlara yağar belâ

Sevmekten maksat
Onu sevmekten maksat, sıkıntıyı tatmaktır
Başkalarından gelen, tadı silkip atmaktır

Sebebe yapış
Hakka bırak işini, sebebe yapış yeter
Peki diyorsan eğer, bu sözümü et rehber!

Asıl marifet
Ehl-i hüner, kendine her mihneti zevk eder
Bilir ki neşe ve keder, her zaman gelip gider

Mezar
Gitti gençlik, fayda yok, etsek de hep âh-u zar
Hazırlıklı olmalı, bizi bekliyor mezar

Hak yoldan sapma
Dininden taviz verme, paraya pula tapma
Nefse, şeytana uyup, Ehl-i sünnetten sapma

Dünya
Bu dünya gelip geçer, burda sonsuz kalınmaz
Malın pek çok olsa da, asla murat alınmaz

Malın hesabı
Mal mülk biriktirmekle insan niçin yorulur?
Mirasçılar yer içer, hesap ondan sorulur

Ayrılık
Yıllarca ayrı kalsam, seni her an anarım
Hasret ateşi ile durmaz her gün yanarım

Kader keder
Gurbet ellere düştüm, böyle imiş kaderim
Sıkıntım tükenmiyor, çoğalıyor kederim

Kimsesizler kimsesi
Herkesin var bir kesi, bu bi kesin yok kimsesi
Bu kesin, sen ol kesi, ey kimsesizler kimsesi

Evliyanın sohbeti
Erenlerin sohbeti, öyle kolay bulunmaz
Sohbete kavuşanlar, feyizden mahrum kalmaz

Akıllı ve ahmak
Akıllı mallarını, yok etmez, hayra verir
Ahmak ele bırakır, düşmanı sevindirir

Nasipsiz kimse
Bir kimse iyiliğe elverişli değilse
İstifade edemez, Peygamberi de görse

Niçin
Kâmil mürşidin yoksa niçin talep etmezsin?
Varsa ne duruyorsun, niçin ona gitmezsin?

Âlemlere rahmet
Rabbimizin mahbubu, Hazret-i Muhammed’dir
Cismi pak, ismi Ahmed, âlemlere rahmettir

Viran olur
Kanma fani dünyaya, gün gelir viran olur
Bu sürdüğün demlerin, hepsi de yalan olur.

Dilerse
Rabbim dilerse eğer, herkes sana yol verir
Sebepleri yaratır, ihsan edip bol verir

Boş gelmeli
Boş geldim evimizden, hiç bir şey getirmedim
Ne biliyorsam hepsini yalnız senden öğrendim

Bulunmaz hazine
Âlimin her kelamı, bulunmaz hazinedir
Bir sohbeti, yıllarca, bitmez kütüphanedir

İmanlı olmak
Çingeneye kan göründü, berrak olan Nil nehri
Fakat su gördü Hazret-i Musa ile ümmeti

Terazi
Adalet terazisi, bir gün elbet kurulur
Herkesin yaptığı iş, teker teker sorulur.
Adam sen de
Haram helal demeyip, bulduğunu yiyenler
Yarın azap çekecek, adam sen de diyenler

Kibirlenmemeli
Şeker kamışı boşum dedi de, şekerlendi
Kavak ise yükseldi, hemen baltayı yedi

Esrarlı kuş
Bu öyle bir kuştur ki, tarif edemem sana
Zümrüdü Anka ile bulunuyor yan yana

Danışmak
Salihlere danışan doğru olanı bulur
Kerimlerle yapılan işler pek kolay olur

Âşık maşuk
Maşuklar denizinin görünmez asla dibi
Âşıkların sesleri çıkar bir davul gibi

Aşk olmasaydı
Eğer aşk olmasaydı, sevgiyi kim yayardı?
Şiiri, ilahiyi, kim okur, kim duyardı?

Mehtap
Şöyle rahat bir gece ve hoş mehtap bul bana
Açıklarım her şeyi, işte o zaman sana

Hikmet
Ya Rab, ne muazzamdır bütün işlerin senin
Elbette aklı ermez, hikmetine kimsenin

Bahane
Demeyin, (Henüz genciz, her şeyimiz şahane)
Ölüm gelince olur, baş ağrısı bahane

Dinin direği
(Namaz karın doyurmaz) diyen ahmak çok olur
Kişi kılmazsa namaz, din yıkılır, yok olur

Zehirdir
Rabbi anmaktan başka, ne güzellik varsa
Hepsi cana zehirdir, şeker bile olsa

Tedbir ve takdir
Gerekli tedbirini al, takdir nedir bilinmez
Yaratanın takdiri, tedbirle de değişmez

Hazinenin nişanı
İstenen hazinenin, nişanı verildi sana
Artık dönmemelisin, o yana ve bu yana

Gözyaşı
Neler yapar gözyaşı ile edilen dua,
Binlerce top ve tüfek, onu yapamaz asla

Sözüm çoktur
Yeterince bildirdim, fazla şey sorma bana
Belki de incinirsin, yoksa sözüm çok sana

Sohbet
Halk içinde, muteber bir şey yok, devlet gibi
Gerçekte devlet olmaz, bir saat sohbet gibi

Aşkın ateşi
Aşkın ateşi kalbden kalblere akar gider
Maşuktan başkasını, ne varsa yakar gider

İki şeyin hasreti
Hasrette iki şeyin, bulunmaz yoktur eşi
Bunun biri gençliktir, diğeri din kardeşi

Belki faydalanırsın
Dinin için gerekli her şey söylenmiş sana
Belki faydalanırsın, ya çarpar kulağına

İşin özü
Kitaplardan naklettik, sana işin özünü
Sakın yabana atma, büyüklerin sözünü

Güzellik
Ne de olsa bulunur, bir güzellik çirkinde
İnci gibi görünür bütün dişler zencide

Kıymetini bil
Ehl-i sünnet yolunu, aynen naklettim sana
İster kıymetini bil, istersen darıl bana

Nazı bırakmalı
Hak yola baş koyanın, harika olsa da pek
Nazlanmayı bırakıp, hep naz çekmesi gerek

Dost
Herkes farklıdır, kimi yaya, kimi atlıdır
Ama dosttan konuşmak, elbet daha tatlıdır

Tükenmez sözüm
Lafımı uzatmadım, anlarsın iki gözüm
Belki kalbin kırılır, yoksa tükenmez sözüm

İş budur
İbadetler yapılmazsa, kurtuluş ümidi güçtür
Asıl mesele budur, bundan başkası hiçtir

Beşer şaşar
İnsan beşer, bazen şaşar, eder hata üçer beşer
Yürürken düz yolda bile, ayakları sürçer, düşer

 
Yazdır   Yazıyı Gönder
 
   
 
 
     
 
Güncellenme Tarihi
6/26/2017
Sitemize yeni soru-cevaplar eklenmekte ve hergün güncellenmektedir.
Sitemizdeki bilgilerden, orijinaline sadık kalmak şartıyla, alınıp istifade edilebilir.
Ziyaretçi Sayısı