Siteyi Tavsiye Et
 
 
Giriş Sayfası Olarak Ayarla
 
Sık Kullanılanlara Ekle  
 
Anasayfa   Açıklama   Kitap Siparişi   Linkler&MP3   Radyo   Soru-Cevap   İrtibat  
 
 
 
 
 Ana-Baba Hakkı
 Karı-Koca Hakkı
 Evlat Hakkı ve Terbiyesi
 Nikah Düşmeyenler
 Evleneceklere Öğütler
 Evlilik, Nikah-Boşanma
 Dinde Örtünmenin Yeri
 Merak Edilenler
 Sağlık Tavsiyeleri
 Kıssadan Hisse
 
 
 
pan style="font-size:px;">

Dargınlar barışmalıdır. Bunun için, önce davranan önce Cennete gider. Hadîs-i ÅŸerîf

 
 
Günün Erkek İsmi
Cihad
 
Günün Kız İsmi
Eda
 
 
  Türkiye Çocuk Dergisi  
     
  Yemek Zevki Dergisi  
     
   
 
Skip Navigation LinksAnasayfa > Nikah Düşmeyenler > Zaruret ve fitne zamanında  
 
Zaruret ve fitne zamanında
Sual: Tanımadığımız kadınlar, telefonla veya dükkânımıza girince selam veriyorlar. Bazıları, tokalaşmak için ellerini uzatıyor. Bunların selamlarını almak, bunlarla tokalaşmak günah mıdır?
CEVAP
Selam; emniyet, huzur, selamet, sağlık, barış, rahatlık, kurtuluş gibi manalara gelir. Selam vermek, yani selamün aleyküm demek, (Ben müslümanım, benden sana zarar gelmez, selamet üzere ol, Müslüman olarak öl) manalarına da gelen en güzel bir duadır.

Mecelle
‘nin 39. maddesinde, (Zamanın değişmesiyle, hükümler değişir) kaidesinin açıklaması şöyledir: Zamanın değişmesi ile, örf ve âdete ait hükümler değişebilir. Nassa, delile dayanan hükümler, zamanla değişmez. (Dürer-ül-hükkam)

Namaz, oruç, zekat gibi hükümler zamanla değişmez ama, âdete ait hükümler değişebilir. Mesela sokakta tanımadığınız bir kimseye selam verseniz, (Bu adam beni nereden tanıyor, niye selam verdi) gibi size tuhaf tuhaf bakar. Selamı yaymak dinimizin emri iken, böyle durumlarda herkese selam verilmez. Dinimizde bid’at ehline, fasıklara selam verilmez. Ama günümüzde bunlar tanıdık kimseler ise, karşılaşınca selam verilir. Selam vermeseniz veya selam almasanız, (Bu adam bana niye selam vermedi, selamımı niye almadı) diye düşünür. Halbuki eski devirde, bir kimseye selam vermeyince, o kimse anlardı ki, ben şu günahı açıkça işlediğim için bana Müslümanlar selam vermiyorlar. Bugün bunu uygulamak fitneye sebep olur. Gerektiğinde kâfire de selam vermek caizdir.

Bazı hükümler, darülharb denilen gayrimüslim ülkelerde farklıdır. Peygamber efendimiz, böyle ülkelerde, onlardan faiz almanın caiz olduğunu bildirmiştir. Alış verişe ait fasit hükümler de caizdir.

Hazret-i Ömer, günah işleyen şarkıcı kadına kamçı ile vururken, kadının başı açıldığında, (Haram işlemeyi âdet edindiği için, hürmeti kalmamıştır, ihtiyaç kadar saçlarına bakmak günah olmaz) buyurmuştur. Ebu Bekr-i Belhi hazretleri de, dere kenarında giderken, başları ve kolları açık kadınlar görüyor, (Bunların hürmetleri kalmadığı için ihtiyaç kadar bakmak günah değildir) buyuruyor. İş icabı böyle kadınlara selam vermek ve selamlarını da almak caizdir.

Çalışmaya mecbur kalan muhtaç, kimsesiz kadınlar, işin gerektirdiği kadar, ayaklarını ve kollarını açabilir. Erkeklerin, bunları, iş için görmeleri, şehvetsiz bakmaları, verdikleri selamı almaları ve onlara selam vermeleri caiz olur.

Yukarıda açıklanan sebeplerle bazı yasaklar mubah hale geliyor. Mesela iş yerimize gelen veya onların iş yerlerine gittiğimizde, konuşmak zorunda kaldığımız kadınlara selam vermek, selamlarını almak günah olmuyor. Hatta kadın, hoş geldiniz diyerek elini uzatırsa, tokalaşmak bile caiz oluyor. Halbuki ihtiyaçsız bir kadınla tokalaşmak haramdır. Bu konudaki birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:

(Başından bir şişle vurulmak, yabancı kadına dokunmaktan daha hafiftir.) [Beyheki]

(Yabancı kadına şehvetle bakmak, göz zinası, ona dokunmak el zinasıdır.) [R. Nâsıhin]

(Pislik içindeki bir domuza sürtünmek, yabancı kadına dokunmaktan iyidir.)
[Taberani]

(Yabancı kadınla tokalaşanın elleri bağlanıp, Cehenneme atılır.) [R.Nâsıhin]

Bazı bayanlar, mail ile, telefon ile, (Hocam ellerinizden öperiz) diyorlar. Bizzat öpmekle, öperim demek farklı şeylerdir. Mesela eski bir âdettir, mektuplarda, (Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperiz) denir. Halbuki gözden öpülmez, bu sevgiyi belirten bir ifadedir. Hatta her büyüğün elini de öpmek uygun değildir. Sadece ana baba ve âlimin eli öpülür diye bildiriliyor. Ama âdettir, fitne olmaması için amca, dayı, hala ve teyzemizin elini öpüyoruz. Hatta yabancı yaşlı kadın veya erkeklerin de elini öpüyoruz. “Ana babadan başkasının eli öpülmez, siz haramı mubah sayıyorsunuz, o halde kâfir oldunuz” demek yanlış olur. Bir teyzenin elini öpsek, o da “Evladım Allah razı olsun” dese, teyzeye “Haram bir işe Allah razı olsun dediniz, küfre girdiniz” demek de yanlıştır.

Mecelle‘de diyor ki:
Zaruretler, memnu olanı mubah kılar. Yani yasak olan şeylerin, zaruret devam ettiği müddetçe yasaklığı kalkar. (Madde 21)

Zaruret olunca haram bir şey ilaç olarak kullanılıyor ve şifa hasıl olabiliyor. Halbuki Peygamber efendimiz, (Haramda şifa yoktur) buyuruyor. Haram olan şey, nasıl şifa olabiliyor diye hatıra gelebilir. Evet haramda şifa olmaz. Zaruret olunca haram mubah hale geliyor. Mubahtan şifa hasıl oluyor.

Genelde erkek için, yabancı kadınla tokalaşmak gibi bir zaruret hasıl olabiliyor. Böyle zaruri durumlarda, haram olan fitneye sebebiyet vermemek için tokalaşmak mubah oluyor. Mubah olan bir işten dolayı teşekkür etmeye, Allah razı olsun demeye küfür demek doğru olmaz.

Ancak, zaruret ve fitne zamanlarında yapılması caiz olan şeyleri, sair zamanlarda yani fitne ve zaruret olmayan durumlarda yapmak uygun değildir.

Demek ki, dinimizin verdiği ruhsatlardan ihtiyaç kadar faydalanmalı, fitneye sebep olmamalı. Fitne yoksa dinin emri ne ise ona uymalıdır.
 
Yazdır   Yazıyı Gönder
 
   
 
 
     
 
Güncellenme Tarihi
6/26/2017
Sitemize yeni soru-cevaplar eklenmekte ve hergün güncellenmektedir.
Sitemizdeki bilgilerden, orijinaline sadık kalmak şartıyla, alınıp istifade edilebilir.
Ziyaretçi Sayısı